Murat TUNÇ
Muhasebe Uzmanı

Sıkca Sorulan Sorular

Sıkca Karşılaştığım Soruların bazılarının cevaplarını buradan bulabilirsiniz...


Ücretsiz izin sürelerimi emeklilikten saydırabilir miyim?

1.7.2003 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 4905 sayılı Kanun ile 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununun Ek 72′nci maddesi değiştirilmiş ve aylıksız izin kullanan memurların aylıksız izinde geçen sürelerini borçlanabilmeleri için yeni bir düzenleme yapılmıştır.

657 sayılı Kanunun 108′inci maddesine göre;
Devlet memurunun bakmaya mecbur olduğu ana, baba, eş, çocuk ve kardeşlerinin sağlık durumları sebebiyle memura,
On hizmet yılını doldurmuş memurlara,
Doğum yapan memurlara ve
Yetiştirilmek amacıyla yurt dışına gönderilen öğrenci ve memurların eşleri ile yurt içine ve yurt dışına sürekli görevle atanan memurların eşlerine aylıksız izin verilmektedir. 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununun Ek 72′nci maddesinin önceki haline göre, memurun aylıksız izin dönüşünden itibaren 3 ay içerisinde, Emekli Sandığına başvurarak tespit edilen kesenek ve karşılıklarını yatırması halinde, bu süreler emeklilik süresinin tespitinde değerlendirilmekteydi. Ancak yapılan yeni düzenlemede bu üç aylık sınır kaldırılmıştır. Buna göre aylıksız izin kullanan memurların, emekli olacakları tarihten en az 6 ay önce başvurarak, aylıksız izne tekabül eden kesenek ve karşılıkları yatırmaları halinde, aylıksız izin süreleri emeklilik yönünden değerlendirilebilecektir.
 

Annenin de memur olması durumunda çocuklar annenin Tedavi Beyannamesinde gösterilebilir mi?

Devlet Memurlarının Tedavi Yardımı ve Cenaze Giderleri Yönetmeliği’nin 40. maddesi, çocukların sadece babanın beyannamesinde gösterilmesine imkan vermekteydi. Ancak bu madde, 14.5.2001 tarih ve 2001/2473 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile değiştirilmiş ve çocukların annenin beyannamesinde de gösterilebilmesine imkan sağlanmıştır.
 

Benim ve bakmakla yükümlü olduğum kişilere ait sağlık karneleri bittiğinde ne yapmam gerekiyor?

Eski sağlık karnesinin seri ve numarasını belirten bir dilekçe ile Personel Dairesi Başkanlığına başvurarak temin edilebilir. Ayrıca yeni verilen sağlık karnesinin Emekli Sandığı Programına işletilmek üzere Sicil ve Disiplin Şube Müdürlüğüne şahsen başvurmanız gerekmektedir.

Sağlık Karnesi uygulaması kaldırıldığından böyle bir işlem yapmanıza artık gerek kalmamıştır.

 

Çocuğum oldu doğum yardımı alabilmem için ne yapmam gerekiyor?

Çocuğunuzun doğum raporu veya nüfus cüzdanı çıkartıldı ise nüfus cüzdanının fotokopisini eklediğiniz dilekçeniz ile birlikte doldurduğunuz Tedavi Beyannamesi ve Aile Yardımı Bildirimi Formunu ekleyerek Personel Dairesine başvurmanız gerekmektedir.
 

Evlendim ne yapmam lazım?

Evlilik cüzdanınızın ilk üç sayfası ile nüfus cüzdanınızın fotokopisini eklediğiniz dilekçenize Aile Bildirimi Formunu doldurup ekleyerek Personel Dairesine başvurmanız gerekmektedir.
 

Eşime sağlık karnesi çıkartabiliyor muyum?

Eğer eşinizin herhangi bir sağlık güvencesi yoksa (Emekli Sandığı, Sigortalı veya Bağ-Kurlu değilse) bir dilekçe ile birlikte doldurduğunuz Tedavi Beyannamesi ve Aile Yardımı Bildirimi Formunu ekleyerek Personel Dairesine başvurmanız halinde çıkartabilirsiniz.
 

Eşim işten çıktı Aile Yardımı ve Tedavi Yardımı için ne yapmam gerekiyor?

Eşinizin işinden ayrıldığına dair bir belgeyi, yazacağınız dilekçenize ekleyerek Aile Yardım Bildirim Formu ve Tedavi Beyannamesi doldurup Personel Dairesine başvurmanız gerekmektedir.
 

Boşandım ne yapmam gerekiyor?

Mahkeme kararını ekleyeceğiz bir dilekçe ve yeni nüfus cüzdanı fotokopisi ile düzenlediğiniz Aile Yardımı ve Tedavi Yardımı Formu ile Personel Dairesine başvurmanız gerekmektedir.

Boşanan bir memur, eşine nafaka veriyor. Bu kişinin aile yardımı kesilir mi?

Aile yardımı ödeneğine hak kazanma başlıklı 204 üncü maddesinde "Memur, eş için ödenen aile yardımı ödeneğine evlendiği; çocuk için ödenen yardıma da çocuğunun doğduğu tarihi takip eden ay başından itibaren hak kazanır.", "Aile yardımı ödeneği hakkını kaybetme" başlıklı 205 inci maddesinde "Memur, eş için ödenen aile yardımı ödeneği hakkını eşinden boşanma veya eşinin ölümü, çocuk için ödenen yardım ödeneği hakkını da çocuğun ölümü veya 206’ncı maddedeki hallerin vukuunu takip eden ay başından itibaren kaybeder."

 

Kimlik Kartımı kaybettim ne yapmalıyım?

İçişleri Bakanlığının 09/05/1991 tarihli 1991/4 sayılı genelge ve 15/01/1981 tarihli 1981/2 sayılı genelgenin 4.maddesi uyarınca “Kimlik Belgelerini kaybeden, çaldıran veya zayi edenlere; kaybettiği, çaldırdığı veya zayi ettiği kimlik belgeleri için zabıtaya başvurarak, kimlik belgesinin cinsi ve seri numarasını bildirdikten ve zabıtadan kayda geçtiğine dair bir belge alındıktan sonra yeni kimlik belgesini yetkililerce verileceği” hükmü yer almaktadır.

Nüfus Cuzdanını kaybedenlere nüfus müdürlüklerince 2012 yılı için (indirimli) 54,75 TL. İdari Para cezası kesilmekte, ve Muhasebe Müdürlüklerince tahsilatı sağlanmaktadır.
 

Askere gideceğim ne yapmalıyım?

Askere sevk çağrı pusulasını aldığınızda bir dilekçe ile biriminize başvurarak peşin alınan maaş iadesi ile ilgili gerekli işlemleri yapmalısınız.
 

Askerliğimi bitirdim ne yapmalıyım?

Terhis belgesi yada terhis mahiyetinde alınmış olan izin kağıdı ile birlikte görev yaptığınız birime giderek göreve başlama isteğinizi bildiren dilekçe ile biriminize başvurmanız gerekmektedir.
 

Doğum öncesi ve Doğum sonrası mazeret iznimi nasıl kullanabilirim?

657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 104.maddesinin (a) fıkrası “Memura Doğum yapmasından önce 8 hafta ve doğum yaptığı tarihten itibaren 8 hafta olmak üzüre toplam 16 hafta süre ile aylıklı izin verilir. Çoğul gebelik halinde, doğumdan önceki 8 haftalık süreye 2 hafta süre eklenir. Ancak sağlık durumu uygun olduğu takdirde, tabibin onayı ile memur isterse doğumdan önceki 3 haftaya kadar çalışabilir. Bu durumda, memurun çalıştığı süreler doğum sonrası süreye eklenir. Yukarıda öngörülen süreler memurun sağlık durumuna göre tabip raporunda belirlenecek miktarda uzatılabilir. Memurlara, 1 yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için günde toplam 1,5 saat süt izni verilir. Süt izninin kullanımında annenin saat seçim hakkı vardır” uyarınca; doğum öncesi mazeret izninizin son 3 haftaya kadar çalışabilir tabip raporunuz varsa artan 5 haftayı da doğum sonrası 8 haftalık mazeret izninize ekleyebilirsiniz.
 

Doğum yaptım neler yapmam gerekiyor? 

Doğum raporu veya alındıysa bebeğin nüfus cüzdanı fotokopisi ile birlikte Aile Yardımı Bildirim Formu ve sağlık karnesi için Tedavi Yardımı Beyanı Formu doldurularak bir dilekçe ile Personel Dairesine bildirilmesi gerekmektedir.
 

Doğum sonrası aylıksız izin almak istiyorum ne yapmalıyım?

Doğum yapan memurlara istekleri halinde doğum sonrası mazeret izinlerinin bitiminden itibaren 12 aya kadar aylıksız izin verilebilir.
 
Torba yasa tasarısında bu maddeyle ilgili hüküm bulunmaktadır kanunlaştığı takdirde, 24 aya kadar aylıksız izin kullanılabilecektir.

Süt iznimi nasıl kullanabilirim?

Çocuğu bir yaşını tamamlayana kadar günde bir buçuk saatlik süt izninden yararlanabilir ve saat seçim hakkı anneye aittir.
 

Emekli Sandığına Tabi olarak hizmet yaparken istafa edenler daha sonra tekrar SSK-BAĞ_KUR gibi kurumlarda hizmet yapanlar tekrar Emekli Sandığına tabi olarak göreve başlayanların DİKKAT ETMESİ HUSUS nedir?

5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanununun 117.maddesi; “Bu kanun gereğince çeşitli adlarla ödenecek paralardan, istihkak kesbedildiği tarihlerden itibaren 5 yıl sonuna kadar alınmayan veya yazı ile müracaat edilerek aranmayanlar Sandık lehine zaman aşımına uğrar.” Hükmünü amirdir.

Bu nedenle zaman aşımı süresi olan 5 yıl geçmeden Emekli Sandığından Bu kesenekler hakkında dilekçe ile başvurarak SSK yada BAĞ-KUR’a intibak yapılması için işlem başlatmalısınız. Şayet herhangi bir işte çalışmıyorsanız bile mutlaka ödediğiniz primler hakkında Emekli Sandığı ile yazışarak neler yapılacağını öğrenmelisiniz.
 

Sağlık Raporlarının Hastalık İznine çevrilmesi:

Tek hekim 1 seferde en çok 20 güne kadar rapor verebilir. Tek hekim tarafından düzenlenen raporların hastalık iznine çevrilmesi gerekli olup, buna ilişkin matbu form formlar bölümünde mevcuttur.

20 günü aşan raporlarda heyet raporu gerekmektedir. Heyet raporu alındığı takdirde Hastalık İzin Formu düzenlenmeyecektir.
 

Devlet Memurlarının İzin Kullanımı:

Devlet memurlarının yıllık izin süresi, hizmeti 1 yıldan on yıla kadar (On yıl dahil) olanlar için yirmi gün, hizmeti on yıldan fazla olanlar için 30 gün- dür. Zorunlu hallerde bu sürelere gidiş ve dönüş için en çok ikişer gün eklenebilir.
 

Yıllık izinlerin kullanılışı:

Yıllık izinler, amirin uygun bulacağı zamanlarda, toptan veya ihtiyaca göre kısım kısım kullanılabilir. Birbirini izliyen iki yılın izni bir arada verilebilir. (Değişik cümle: 6/7/1995 - KHK - 562/2 md.) Cari yıl ile bir önceki yıl hariç, önceki yıllara ait kullanılmayan izin hakları düşer.
Öğretmenler yaz tatili ile dinlenme tatillerinde izinli sayılırlar.Bunlara, hastalık ve diğer mazeret izinleri dışında, ayrıca yıllık izin verilmez.

Hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele, her yıl yıllık izinlerine ilaveten bir aylık sağlık izni verilir.
 
Mazeret izni:

A) Kadın memura doğum yapma- sından önce 3 hafta ve doğum yaptığı tarihten itibaren 6 hafta bu müddetle izin verilir. Bu süreden sonra da 6 ay süre ile günde 1,5 saat süt izni verilir.

B) Erkek memura, karısının doğum yapması sebebiyle isteği üzerine üç gün izin verilir.

C) (Değişik: 12/2/1982 - 2595/7 md.) Memura isteği üzerine, kendisinin veya çocuğunun evlenmesi, annesinin, babasının, eşinin, çocuğunun veya kardeşinin ölümü halinde beş gün izin verilir.

Ç) Yukarda belirtilen hallerden başka, merkezlerde atamaya yetkili amirler, illerde valiler, ilçelerde kaymakamlar ve yurt dışında, diplomatik misyon şef- leri tarafından dairesi amirinin muvafakatiyle, bir yıl içinde toptan veya par- ça parça olarak, mazeretleri sebebiyle memurlara 10 gün izin verilebilir.

Zaruret halinde on gün daha aynı usulle mazeret izni verilebilir. Bu tak- dirde ikinci defa aldığı bu izin yıllık izninden düşülür.
Bu fıkra hükmü öğretmenler için uygulanmaz.
Bu izinler sırasında özlük haklarına dokunulmaz.
 

Hastalık izni:

Memurlara hastalıkları halinde, verilecek raporlarda gösterilecek lüzum üzerine, aylık ve özlük haklarına dokunulmaksızın aşağıdaki esaslara göre izin verilir.

A) On yıla kadar (on yıl dahil) hizmeti olanlara altı aya kadar,

B) On yıldan fazla hizmeti olanlara oniki aya kadar,

C) Kanser, verem ve akıl hastalıkları gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığa yakalananlara onsekiz aya kadar, İzin verilir.

Memurların, hastalıkları sebebiyle yataklı tedavi kurumlarında yatarak gör- dükleri, tedavi süreleri hastalık izinlerine ait sürelerin hesabında dikkate alınır.
İzin süresinin sonunda hastalıklarının devam ettiği resmi sağlık kurulları- nın raporu ile tesbit edilenlerin izinleri bir katına kadar uzatılır. Bu süre- lerin sonunda da iyileşmeyen memurlar hakkında emeklilik hükümleri uygulanır. Bunlardan gerekli sağlık şartlarını yeniden kazandıkları resmi sağlık kurulla- rınca tespit edilenler tekrar görev almak istedikleri takdirde, eski derece ve niteliklerine uygun görevlere öncelikle atanırlar.

Görevlerinden dolayı saldırıya uğrayan memurlar ile görevleri sırasında ve görevlerinden dolayı bir kazaya uğrayan veya bir meslek hastalığına tutulan memurlar, iyileşinceye kadar izinli sayılırlar.

Sıhhi izin sürelerine esas hizmetin hesabında 87 nci maddede sayılan kurum- larda emekli keseneği veya sigorta primi ödenmek suretiyle geçen süreler ile askerlikte geçen süre dikkate alınır.
 

Öğretim Elemanlarının Sınıflandırmaları Nasıldır?

2914 Sayılı Kanun’un 3.maddesi gereğince;
Öğretim üyeleri sınıfı; Profesör, Doçent ve Yardımcı Doçentten oluşur. Profesörler, profesör kadrosuna atandıkları tarihi izleyen aybaşından itibaren birinci derecenin,

Doçentler, doçent kadrosuna atandıkları tarihi izleyen aybaşından itibaren üçüncü derecenin,
Yardımcı Doçentler, Yardımcı Doçent kadrosuna atandıkları tarihi izleyen aybaşından itibaren beşinci derecenin ilk kademe aylığını alırlar.

Öğretim Görevlileri ve Okutmanlar Sınıfı; öğretim görevlileri ve okutmanlardan oluşmaktadır.

Öğretim Yardımcıları Sınıfı; Araştırma Görevlileri ve uzmanlardan oluşmaktadır.

Öğretim Görevlileri, Okutmanlar ve Öğretim Yardımcılarının giriş dereceleri . Devlet Memurları Kanunu hükümleri uyarınca öğrenim niteliğine ve süresine göre tespit edilecek kazanılmış hak ve aylık derece ve kademelerine iki derece eklenmek suretiyle belirlenir.
 
Akademik Kadrolarda Derece Yükselmesi ve Derece Değişikliği Nasıl Yapılır?

Profesör     1
Doçent       1-3
Yrd.Doç.    3-5
Öğr.Gör.   1-6
Arş.Gör.   4-7
Okutman 1-7
Uzman     1-6
Öğretim elemanlarının ünvanları itibariyle atanacakları dereceler yukarıda belirtilmiş olup. Derece yükselmesinin yapılabilmesi için;

 

Yükselebilinecek derecede aynı ünvanlı boş bir kadronun bulunması

Derecesi içinde en az 3 yıl bulunmuş ve bu derecenin üçüncü kademe aylığını bir yıl fiilen almış olmak.

Bu süre içinde olumsuz sicil almamak gerekir.

Öğretim elemanlarının kademe ilerlemesi, hak kazandıkları tarihten geçerli olmak üzere her yıl aynı derecede ilerlenebilecek bir kademe bulunması halinde yapılır.Yoksa hakkı saklı kalmak üzere bulunduğu derecede yan giderek ilerler. Bunlarla ilgili derece değişikliği hakkındaki teklif her yılın Mayıs ayı itibariyle Devlet Personel Başkanlığı’na gönderilir ve o yılın sonunda Resmi gazetede yayımlanmasını müteakip derece değişikliği onayı alınmak suretiyle uygun derecelere atama yapılır.
 

Akademik Personelin Öğrenim Değişikliğinin Olması Halinde Yapılacak İşlemler?

  Akademik personelin yükseklisans,doktora veya sanatta yeterlilik ve uzmanlık öğrenimini tamamlaması halinde yükseklisans için bir kademe, doktora veya sanatta yeterlilik için iki kademe uzmanlık için bir derece ilerlemesi uygulanır.
 

Yurtiçi ve Yurtdışı Görevlendirmelerde Uyulacak Esaslar Nelerdir?

  2547 Sayılı Kanun’un 39.maddesi ve “Yurtiçinde ve Yurtdışında Görevlendirmelerde Uygulanacak Esaslara İlişkin Yönetmelik” uyarınca Öğretim elemanlarının yolluk almaksızın görevlendirmelerinde bir haftaya kadar dekan, enstitü ve yüksekokul müdürleri , on beş güne kadar Rektörler izin verebilir. Bu şekilde on beş günü aşan ve yolluk verilmesini gerektiren veya araştırma ve incelemenin gerektirdiği masrafların üniversite ile buna bağlı birimlerin bütçesinden veya döner sermaye gelirlerinden ödenmesi icabeden durumlarda, ilgili yönetim kurulunun kararı ve rektörün onayı gereklidir.
 
Ortaöğrenimin Normal Öğrenim Süresinden Fazla Olması Halinde, Kademe İlerlemesi Yapılır mı?

  657 Sayılı Kanun’un 36.maddesi Ortak Hükümler 6/b fıkrası uyarınca Ortaokul ve dengi, lise ve dengi okulların , normal öğrenim süresinden fazla olması halinde başarılı her öğretim yılı için bir kademe ilerlemesi uygulanır. Bunlardan Teknik öğretim okulları mezunlarına, meslekleri ile ilgili görevlerde çalışmaları halinde (Teknik Hizmetler Sınıfı ) ayrıca bir kademe ilerlemesi daha uygulanır.
 

Bir üniversitede öğretim elemanı (araş.gör., öğr.gör. vb.) olarak görev yapan bir kişi Kamu kurumlarındaki mezuniyetiyle ilgili bir kadroya (mühendis, mimar vb.) sınavsız geçebilir mi?

  ”Devlet Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmelik”in Ek 1. maddesinde “Diğer personel kanunlarına tâbi olanların 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tâbi görevlere atanmalarında ihraz ettikleri unvanlar, aynı unvanın olmaması halinde öğrenim durumu ve ihraz ettiği unvanla birlikte atanacağı unvan ve Devlet Personel Başkanlığının olumlu görüşü dikkate alınır” hükmüne yer verilmiştir.

Devlet Personel Başkanlığı, azami adaylık süresi kadar (yani iki yıl) 217 sayılı KHK kapsamındaki kurumlarda (Üniversiteler de bu KHK kapsamındaki kurumlardandır) çalışanların, 657 sayılı Kanun kapsamındaki memur kadrolarına geçebileceklerini belirtmiştir. Bu hüküm gereğince, Üniversitelerde en az 2 yıl görev yapmış akademik personel, öğrenim durumuna uygun unvandaki bir kadroya sınavsız olarak, Kurumun takdiriyle atanabilir.
 

Üst dereceli kadrolara atanma usulleri nelerdir?

  657 sayılı Kanun kapsamındaki üst dereceli kadrolara yapılan atamaları genel olarak;
*Görevde Yükselme Yönetmeliği çerçevesinde yapılan atamalar
*68/B olarak adlandıran ve üst derece kadroları kapsayan kadrolar
olmak üzere 2 başlık altında toplayabiliriz.

Görevde Yükselme Yönetmeliği Çerçevesinde Yapılan Atamalar

Anılan Yönetmelik ile Şube Müdürlüğü, Şef , ayniyat saymanı gibi kadrolara atanabilmek için, sınıf değişikliği yapmak suretiyle veya aynı sınıfta daha üst unvanlı bir kadroya atanabilmek için, Görevde Yükselme eğitimine katılma ve kurumun bu eğitim sonunda ÖSYM Merkezine yaptıracağı sınavda başarılı olma şartı getirilmiştir.

Görevde yükselme eğitimine alınmada memurların, hizmet süresi, sicil, disiplin vb. kriterleri göz önünde bulundurulmaktadır.

Üst Derece Kadrolara Yapılacak Atamalar

Daire Başkanlığı, Fakülte / Yüksekokul / Enstitü Sekreterliği vb. kadrolar genel olarak 1. dereceli kadrolardır. Bu tür kadrolara atanabilmek için mutlaka aşağıda belirtilen şartlara sahip olunması gerekmektedir.

657 sayılı Kanuna göre bu tür kadrolara atanmak için belirli yıl hizmet şartı aranmakta ve bu hizmet şartı da dereceye göre değişmektedir.

Buna göre,

1 inci dereceli görevlerden ek göstergesi 5300 ve daha yukarıda olanlar için en az 12 yıl,

1 ve 2 nci derece görevlerden ek göstergesi 5300 ‘den az olanlar için en az 10 yıl,

3 ve 4 üncü dereceli görevler için en az 8 yıl,

8.6.1984 tarih ve 217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesi kapsamına dahil kurumlarda fiilen çalışmış olması ve yüksek öğrenim görmüş bulunması şarttır.

Ancak, dört yıldan daha az süreli yüksek öğrenim görenler için yukarıdaki sürelere ikişer yıl ilave edilir.Yasama Organı Üyeliğinde, Kanunlarla kurulan fonlarda, muvazzaf askerlikte ve okul devresi dahil yedek subaylıkta ve uluslararası kuruluşlarda geçen sürelerin tamamı ile yüksek öğrenim gördükten sonra özel kurumlarda veya serbest olarak çalıştıkları sürenin 3/4′ü (6 yılı geçmemek üzere) yukarıdaki sürelerin hesabında dikkate alınır.

Örneğin, 3600 ek göstergeli Daire Başkanı kadrosuna atanabilmek için lisans mezunu olmak ve 10 yıl hizmeti olması gerekmektedir.
 

İntibak İşleminde emsal memur kimdir?

  Devlet memurlarının intibak işlemleri 657 Sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin A/12 bendinde düzenlenmiştir. Buna göre; “Memuriyette iken veya memuriyetten ayrılarak (87 nci maddeye tabi kurumlarda çalışanlar dahil) üst öğrenimi bitirenler, aynı üst öğrenimi tahsile ara vermeden başlayan ve normal süresi içinde bitirdikten sonra memuriyete giren emsallerinin ulaştıkları derece ve kademeyi aşmamak kaydıyla, bitirdikleri üst öğrenimin giriş derece ve kademesine memuriyette geçirdikleri başarılı hizmet sürelerinin tamamı her yıl bir kademe her üç yıl bir derece hesabıyla ilave edilmek suretiyle bulunacak derece ve. kademeye yükseltilirler” hükmü yer almaktadır.

Bu maddeye göre; emsal memur kişinin memuriyete başladığı tarihteki öğreniminden sonra ara vermeden bir üst öğrenimi bitiren ve aynı tarihte memuriyete giren kişidir.

Emsalin okulu bitiriş tarihi olarak; ortaöğrenimi bitirenlerde: 30 Haziran, Yükseköğrenimi bitirenlerde : 31 Temmuz tarihi esas alınır.

Örneğin; 1991 yılında liseden mezun olup, 01/06/1993 tarihinde memuriyete başlayan ve 2003 yılında lisans diplomasını ibraz ederek intibak talebinde bulunan personelin intibakı :

İlgilinin Durumu : İntibakının yapıldığı 10/10/2003 tarihi itibariyle

10/10/2003 - 01/06/2003 = 10 yıl 4 ay 9 gün hizmetinin giriş derece ve kademesine ilavesiyle,

9/1 + 10 yıl 4 ay 9 gün = 6/2 (4 ay 9 gün kıdemli)
Emsalinin Durumu : 1991 yılında liseden mezun olup, tahsile ara vermeden lisans öğrenimine başlayan ve 31/07/1995 tarihinde mezun olarak memuriyete giren ve 10/10/2003 - 31/07/1995 = 8 yıl 2 ay 19 gün hizmeti olan kişidir.

9/1 + 8 yıl 2 ay 19 gün =7/3 derece/kademede 2 ay 19 gün kıdemlidir.

İlgili emsalini geçemeyeceğinden, 7. derecenin 3. kademesine, 657 sayılı Kanun’un 64. maddesi gereğince 6 yıllık sicil notunun 90 veya daha yukarı olması nedeniyle yararlandığı 1 kademe de ilave edilerek, boş kadro bulunmak koşuluyla 6. derecenin 1. kademesine yükseltilir ve 2 ay 19 gün kıdemli sayılır.
İlgili ulaşmış olduğu derece ve kademenin aylığına onay tarihini takip eden aybaşından itibaren hak kazanır.
 

Olumlu ve olumsuz sicil nedir?

  657 sayılı kanunun 119.ncu maddesinde “Sicil raporlarındaki sicil notu ortalaması 100 üzerinden 60 ve daha yukarı olanlar olumlu sicil almış sayılırlar.Sicil raporlarındaki sicil notu ortalaması 60 ın altında olanlar olumsuz sicil almış sayılırlar.” hükmü yer almaktadır.

Aynı kanunun 120.nci maddesinde ise ” İki defa üst üste olumsuz sicil alan memurlar başka bir sicil amirinin emrine atanırlar, burada da olumsuz sicil almaları halinde memuriyetle ilişkileri kesilerek haklarında T.C Emekli Sandığı Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
 

Olumlu sicil alan memur kademe ilerlemesi alabilir mi?

  657 sayılı kanunun 64.maddesinde “Devlet memurlarından 6 yıllık sicil notu ortalaması 90 ve daha yukarı olanların aylık derecelerinin yükseltilmesinde dikkate alınmak üzere bir kademe ilerlemesi uygulanır.” Hükmü yer almaktadır.

Torba yasa tasarısı içerinde sicil hükümleri kaldırılıp yerine son 8 yıl içinde disiplin suçu olmayan memurlara 1 kademe ilerlemesi uygulaması getirilmektedir. kanun yasalaşırsa, son 8 yıl içinde disiplin cezası olmayan memurlar 1 kademe ilerlemesinden faydalanacaktır.

  Çocuk için aile yardımı ödeneği  verilmiyecek haller:

             Madde 206 – Aşağıdaki hallerde çocuklar için aile yardımı ödeneği verilmez:

             1. Evlenen çocuklar,

             2. (Değişik: 21/4/2005-5335/28 md.) 25 yaşını dolduran çocuklar (25 yaşını bitirdiği halde evlenmemiş kız çocukları ile çalışamayacak derecede malûllükleri resmi sağlık kurulu raporuyla tespit edilenler için süresiz olarak ödeneğin verilmesine devam olunur.

             3. Kendileri hesabına ticaret yapan veya gerçek veya tüzel kişiler yanında her ne şekilde olursa olsun menfeat karşılığı çalışan çocuklar (Öğrenim yapmakta iken tatil devresinde çalışanlar hariç),

             4. Burs alan veya Devletçe okutulan çocuklar.

Asgari Geçim İndirimde ise ;

 

İn­di­ri­min uy­gu­la­ma­sın­da “ço­cuk” ta­bi­ri, mü­kel­lef­le bir­lik­te otu­ran ve­ya mü­kel­lef tarafından ba­kı­lan (na­fa­ka ve­ri­len­ler, ev­lat edi­ni­len­ler ile ana ve­ya ba­ba­sı­nı kay­bet­miş torunlar­dan mükel­lef­le bir­lik­te otu­ran­lar dâhil) 18 ya­şı­nı ve­ya tah­sil­de olup 25 ya­şı­nı doldurma­mış çocuk­la­rı, “eş” ta­bi­ri ise, ara­la­rın­da ya­sal ev­li­lik ba­ğı bu­lu­nan ki­şi­le­ri ifa­de eder.

           

İn­di­rim tu­ta­rı­nın tes­pi­tin­de mü­kel­le­fin, ge­li­rin el­de edil­di­ği ta­rih­te­ki me­denî ha­li ve ai­le duru­mu esas alı­nır. İn­di­rim, yu­ka­rı­da­ki oran­la­ra gö­re he­sap­la­nan tu­tar­la­rı aş­ma­mak kaydıyla, üc­ret ge­li­ri el­de eden ai­le fert­le­rin­den her bi­ri için ay­rı ay­rı, ço­cuk­lar için eş­ler­den yal­nız­ca biri­si­nin ge­li­ri­ne uy­gu­la­nır. Bo­şa­nan­lar için in­di­rim tu­ta­rı­nın he­sa­bın­da, na­fa­ka­sı­nı sağladıkları ço­cuk sa­yı­sı dik­ka­te alı­nır.



Et Alım Ödemelerinde KDV
 tevkifatı yapılır mı?

Büyük ve Küçükbaş Hayvan Etlerinin Tesliminde Tevkifat Uygulaması

Büyük ve küçükbaş hayvanların etlerinin (sakatat ve bağırsak dahil) teslimlerinde, bu Tebliğin yayımını izleyen günden başlamak üzere 1/2 oranında tevkifat uygulanması uygun görülmüştür.

Bu kapsamdaki tevkifat uygulamasından doğan iade talepleri, 107 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (A/2) bölümünde yer alan iade uygulamasına ilişkin açıklamalar çerçevesinde yerine getirilecektir.

3. Tevkifatın Sınırı

KDV Kanununun 17/1 inci maddesinde sayılan kurum ve kuruluşların (tarımsal amaçlı kooperatifler hariç), sermayelerinin % 51 veya daha fazlası kamuya ait işletmelerin ve özelleştirme kapsamındaki kuruluşların bu bölümde belirtilen teslimlerinde tevkifat uygulanmayacaktır. Diğer mükellefler tarafından yapılacak teslimlerde faturada gösterilen işlem bedelinin hesaplanan KDV ile birlikte, Vergi Usul Kanununun 232 nci maddesine göre belirlenen fatura düzenleme sınırının altında olması halinde de tevkifat uygulanmayacaktır

2012 yılı için fatura düzenleme sınırı 770,00 TL dir.

Çocuğum hasta senelik iznimde yok mazeret izni alabilir miyim?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 6111 sayılı Kanunun 107 maddesi ile değişik 105 üncü maddesinin son fıkrasında

"Ayrıca, memurun bakmakla yükümlü olduğu veya memur refakat etmediği takdirde hayatı tehlikeye girecek ana, baba, eş ve çocukları ile kardeşlerinden birinin ağır bir kaza geçirmesi veya tedavisi uzun süren bir hastalığının bulunması hâllerinde, bu hâllerin sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi şartıyla, aylık ve özlük hakları korunarak, üç aya kadar izin verilir. Gerektiğinde bu süre bir katına kadar uzatılır."

hükmü yer almaktadır.

Söz konusu hükümde;

Memura kimler için refakat izini verileceği şu şekilde düzenlenmiştir:

1-Bakmakla yükümlü olduğu kişiler,

2-Bakmakla yükümlü olmamakla birlikte refakat etmediği takdirde hayatı tehlikeye girecek ana, baba, eş ve çocukları ile kardeşlerinden biri için

Memura hangi hallerde Refakat izni verileceği ise şu şekilde düzenlenmiştir:

1-Ağır bir kaza geçirmesi

2-Tedavisi uzun süren bir hastalığının bulunması hâllerinde,

(Bu hâllerin sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi şarttır.)

Refakat izni ne kadar süre ile verilebilir.

1-Üç aya kadar izin verilir.

2-Gerektiğinde bu süre bir katına kadar uzatılır.

Refakat izni takdire dayanır mı?

Refakat izni idarenin takdirine dayalı değildir. Şartlar oluşmuş olması halinde izin verilmesi zorunludur.

Refakat izni memur mali ve özlük kaybı olur mu?

Aylık ve özlük hakları korunarak, refakat izni kullanılmaktadır. Bir kaybı olmaz.

Bu hükümler gereğince, çocuğunuz ağır bir kaza geçirmediği ve "tedavisi uzun süren bir hastalığı" bulunmadığı için size refakat izni verilmeyecektir. Ayrıca, bu haller olsa dahi, bu hallerin tek hekim raporuyla değil, sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi gerekmektedir.

Eğer yıllık izniniz de bitmiş ise, 657/104. maddesinin (C) bendinde yer alan "(A) ve (B) fıkralarında belirtilen hâller dışında, merkezde atamaya yetkili amir, ilde vali, ilçede kaymakam ve yurt dışında diplomatik misyon şefi tarafından, birim amirinin muvafakati ile bir yıl içinde toptan veya bölümler hâlinde, mazeretleri sebebiyle memurlara on gün izin verilebilir. Zaruret hâlinde öğretmenler hariç olmak üzere, aynı usulle on gün daha mazeret izni verilebilir. Bu takdirde, ikinci kez verilen bu izin, yıllık izinden düşülür."hükmü gereğince, idarenin uygun görmesi şartıyla, tarafınıza mazaret izni verilebilir.


Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliği (Seri No 88)

X - AİLE YARDIMI ÖDENEĞİ :

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun "Aile Yardımı Ödeneği"ne ilişkin 202 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 153 üncü maddesinin birinci fıkrası 241 sayılı KHK ile değiştirilmiş bulunmaktadır.

Yapılan bu değişikliğe göre;

1) 657 sayılı Kanunun 1 inci maddesi kapsamına giren memurlar, aynı Kanunun ek geçici 9 ve 16 ncı maddeleri kapsamına giren personel, özel kanunlarında aile yardımı konusunda 657 sayılı Kanuna göre işlem yapılacağına ilişkin hüküm bulunan personel ile 926 sayılı Kanuna tabi personele, her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan eşinin ve en fazla iki çocuğunun her biri için 25 gösterge rakamının aylık katsayısı ile çarpılması sonucu elde edilecek miktar üzerinden ödeme yapılacaktır.

2) 657 ve 926 sayılı Kanunların yukarıda belirtilen maddelerinde eş için her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmama koşulu getirilmiştir. Ancak eşlerden birinin herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan emekli aylığı alması çalışma olarak düşünülemeyeceğinden bu durumdaki Devlet memuruna da eşi için aile yardımı ödeneği verilecektir.

Devlet memurlarından; vatani görevlerini yedek subay olarak yapanların okulda geçen süreleri ile er olarak yapanların, haklarında yargı organlarınca kesin mahkumiyet kararı verilenlerin, mevsimlik çalışanların kendilerinin çalışmadıkları sürede çalışan eşlerine aile yardımı ödeneği verilmesi gerekmektedir.

3) Boşanma veya ayrılık vukuunda çocuk için verilecek aile yardımı ödeneğinin hangi tarafa ve ne oranda verileceği mahkeme kararında belirtilmemiş ise;

a) Eşlerden her ikisinin memur veya birinin memur diğerinin İş Kanunu kapsamında çalışması halinde, çocuk için verilecek aile yardımı ödeneği, mahkeme kararıyla çocuğun velayeti verilen tarafa ödenecektir.

b) Eşlerden biri memur, diğeri çalışmıyor ve çocuğun velayeti mahkeme kararı ile çalışmayan eşe verilmiş ise, aile yardımı ödeneği çalışan eşe verilecektir.

4) Çalışmayacak derecede malüllükleri resmi sağlık kurulu raporu ile tespit edilenler için de süresiz olarak bu ödeneğin verilmesine devam edilecektir.

5) Evlenmiş kız ve erkek çocuklar için kesilen aile yardımı ödeneğinin, boşanma veya eşinin ölümü halinde evlilikleri son bulan çocuklardan yüksek öğrenime devam eden erkek çocuklara 7 nci maddeye göre, kız çocuklarına ise 25 yaşını dolduruncaya kadar bu yardımın tekrar verilmesine devam olunacaktır.

6) 19 yaşını dolduran ve yüksek öğrenime devam etmeyen erkek çocukların aile yardımı ödeneği, 657 sayılı Kanunun 206 ncı maddesi ile 926 sayılı Kanunun 157 nci maddesi hükümlerine göre kesilecektir. Ancak, 19 yaşını doldurup 25 yaşından önce yüksek öğrenime başlayan erkek çocuklara, yüksek öğrenime başladıkları tarihten itibaren 2 yaşını geçmemek şartıyla öğrenimlerini bitirinceye kadar tekrar bu ödeneğin verilmesine devam edilecektir.

7) Özel kesimce okutulan veya burs verilen, T.C. Emekli Sandığınca yetim aylığı bağlanan, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumundan kredi alan, Açık Yüksek Öğretimde öğrenim gören çocuklar için de aile yardımı ödeneği verilmesine devam olunacaktır.

8) 657 sayılı Kanunun 206 ncı maddesi ile 926 sayılı Kanunun 157 nci maddelerindeki hükümlere göre, burs alan veya Devletçe okutulan çocuklara, ailelerinin yanında kalıp kalmadıklarına bakılmaksın tatillerde de aile yardımı ödeneği verilmeyecektir.

9) Bu Tebliğin yayımı tarihinden itibaren aile yardımı ödeneği ile ilgili olarak yayınlanan Tebliğler yürürlükten kaldırılmıştır.

--Ben çalıştığım kamu kurumunca zaman zaman şehir dışına gönderilmekteyim. Bu tür durumlarda, eğer özel otomobilimle gidersem bunun parası ödenir mi?

6245 sayılı Harcırah Kanununun ekinde yer alan (1 ) sayılı cetvelin Açıklama kısmının 5 inci fıkrasında; "Özel otomobilleriyle seyahat edenlere, müstehak oldukları taşıt ücreti ile bu taşıta göre geçecek günler için verilmesi gereken gündelikten fazla ödeme yapılmaz." hükmüne yer verilmiştir. siz uçakla da gitmiş olabilirsiniz. Uçakla gidilmesi uygundur oluru yoksa,

Bu hüküm çerçevesinde alınması gereken harcırah, rayiç taşıt ücretidir. Rayiç bedel de gidiş dönüş için belirlenen rayiç otobüs bileti tutarıdır. İlgili Belediyelerce bazen otogar idareleri yapıyor bu işi belirlenir. her ilde bu rayiç bedeller alınır ve uygulanır.

Diğer taraftan, yurt içi görevlendirmelerde ödeme yapılabilmesi için Merkezî Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliği gereğince görevlendirme yazısı veya harcama talimatı aranmakta olup, ayrıca takip edilmesi gereken yolun dışında bir yoldan veya kullanılması gereken taşıt aracından başka bir araçla yolculuk yapılmasının zorunlu olduğu hallerde, yetkili makamdan alınacak onaya ihtiyaç bulunmaktadır.


Memur Anonim Şirket ve Limidet Şirket ortağı olabilir mi?

Ticaret şirketleri, T.T.K.'unun 136 ncı maddesinde; Kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketleri olarak sıralanmıştır.

657 sayılı Kanunun 28. Maddesinde, sıralanan bu ticaret şirketlerinden, kolektif, komandit ve kooperatif sirketlerine yer verilmistir.

Devlet memurlarının kollektif şirket ortağı ve komandit şirketlerde komandite ortak olmaları, 657 sayılı Kanunun 28 inci maddesinde kesinlikle yasaklanmıştır.

Ancak komandite ortak olma yasaklanmasına rağmen, komanditer ortak olma konusunda herhangi bir sınırlamaya (yasaklamaya) gidilmemiştir. Bu durumda memurların komandit şirketlerde komanditer (sinirli sorumlu ortak) ortak olabileceklerini söyleyebiliriz.

Yine aynı maddede memurların üyesi oldukları yapı, kalkınma ve tüketim kooperatifleri ile kanunla kurulmuş yardım sandıklarının yönetim ve denetim kurulları üyelikleri görevlerinde bulunabilecekleri belirtilmiştir. Bu ifadeden sadece, ticaret sirketleri arasında sayılan kooperatiflerin yönetim ve denetim kurulları üyelikleri görevlerinde bulunabileceği, diğer sirketlerin yönetim ve denetim kurulu üyelik görevlerinde bulunamayacağı sonucuna varılabilir.

Anonim ve limited şirketler hakkında ise 657 sayılı Kanunun 28. Maddesinde bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle, devlet memurlarının limited ve anonim şirketlerin ortağı olmalarında herhangi bir kısıtlama mevcut mevzuat çerçevesinde bulunmamaktadır. Bu nedenle memurlar anonim ve limited sirket ortagi olabilirler. (Basbakanlık Devlet Personel Baskanlığının görüşüde bu yöndedir. Görüş için tıklayınız)

Nitekim Danistay Birinci Dairesi de, 19.6.1991 tarih ve E.1991/77, K.1991/105 sayılı kararında, bir anonim sirkette kurucu ortak olan ögretim üyelerinin sırf bu sıfatları nedeniyle 657 sayılı Kanunun 28 inci maddesindeki yasak kapsamında sayılamayacağına karar vermistir.Ticaret şirketleri, T.T.K.'unun 136 ncı maddesinde; Kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketleri olarak sıralanmıştır.

657 sayılı Kanunun 28. Maddesinde, sıralanan bu ticaret şirketlerinden, kolektif, komandit ve kooperatif sirketlerine yer verilmistir.

Devlet memurlarının kollektif şirket ortağı ve komandit şirketlerde komandite ortak olmaları, 657 sayılı Kanunun 28 inci maddesinde kesinlikle yasaklanmıştır.

Ancak komandite ortak olma yasaklanmasına rağmen, komanditer ortak olma konusunda herhangi bir sınırlamaya (yasaklamaya) gidilmemiştir. Bu durumda memurların komandit şirketlerde komanditer (sinirli sorumlu ortak) ortak olabileceklerini söyleyebiliriz.

Yine aynı maddede memurların üyesi oldukları yapı, kalkınma ve tüketim kooperatifleri ile kanunla kurulmuş yardım sandıklarının yönetim ve denetim kurulları üyelikleri görevlerinde bulunabilecekleri belirtilmiştir. Bu ifadeden sadece, ticaret sirketleri arasında sayılan kooperatiflerin yönetim ve denetim kurulları üyelikleri görevlerinde bulunabileceği, diğer sirketlerin yönetim ve denetim kurulu üyelik görevlerinde bulunamayacağı sonucuna varılabilir.

Anonim ve limited şirketler hakkında ise 657 sayılı Kanunun 28. Maddesinde bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle, devlet memurlarının limited ve anonim şirketlerin ortağı olmalarında herhangi bir kısıtlama mevcut mevzuat çerçevesinde bulunmamaktadır. Bu nedenle memurlar anonim ve limited sirket ortagi olabilirler. (Basbakanlık Devlet Personel Baskanlığının görüşüde bu yöndedir. Görüş için tıklayınız)

Nitekim Danistay Birinci Dairesi de, 19.6.1991 tarih ve E.1991/77, K.1991/105 sayılı kararında, bir anonim sirkette kurucu ortak olan ögretim üyelerinin sırf bu sıfatları nedeniyle 657 sayılı Kanunun 28 inci maddesindeki yasak kapsamında sayılamayacağına karar vermistir.